:Bazı geceler vardır; takvimde bir tarih olmanın çok ötesindedir.
Beraat Kandili de işte tam olarak böyle bir gecedir…
Hesaplaşmanın değil, affedilmenin; suçlamanın değil, arınmanın kapısını aralayan bir zaman dilimi.
“Beraat” kelimesi, sadece hukuki bir terim değildir.
Asıl anlamı; yüklerinden kurtulmak, temize çıkmak, bağışlanmaktır.
İnsanın kendisiyle yüzleştiği, kalbin aynaya baktığı gecedir Beraat.
Bu gece, sadece geçmişin muhasebesi yapılmaz;
geleceğin de niyeti yazılır.
Hatalar bir bir önümüze konur ama umutsuzlukla değil, umutla…
Çünkü bu gecenin ruhunda rahmet vardır, merhamet vardır.
Beraat Kandili, “Ben buyum” deme cesaretidir.
Yanlışlarımı gördüm, eksiklerimi kabul ediyorum ve yeniden başlamak istiyorum demektir.
Ne başkasının kusurunu aramak vardır bu gecede,
ne de kin taşımak…
Varsa bir kırgınlık, kalpten silinmesi en çok bu geceye yakışır.
Bugün dünya gürültülü, insanlar yorgun…
Kalpler kırık, zihinler dağınık.
İşte tam da bu yüzden Beraat Kandili bir fırsattır.
Durmak, susmak ve içimize dönmek için…
Belki uzun dualar edemeyiz,
belki kelimeler yetmez…
Ama samimi bir “affet” bile göğe yükselmeye yeter bu gecede.
Unutmayalım;
Beraat, sadece affedilmeyi istemek değil, affedebilmeyi de öğrenmektir.
Çünkü kalbi kirli olanın, yükü hafiflemez.
Bu mübarek gecenin;
kalplerimizi arındırmasına,
niyetlerimizi temizlemesine,
ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesine vesile olmasını diliyorum.
Beraat Kandilimiz mübarek olsun.
